Oidipus’un Trajik Döngüsü: Özgür İrade ve Kader Çatışması Odağında Süreçsel Drama
Antik Yunanlılar tanrılarının geleceği görebildiğine, Kör Teiresias gibi peygamberlerin ya da kahinlerin de tanrıların vizyonundan, kehanetler yoluyla haber verebildiklerine inanırlardı. Ancak M.Ö. beşinci yüzyılda, Sophokles oyunlarını yazarken, Atina toplumundaki entelektüeller kahinlerin ve geleneksel tanrıların meşruiyetini sorgulamaya başlamıştı. Bu gerilimin bir kısmı, iki kehanet üzerine kurulu olan Oedipus Rex‘te açıkça görülmektedir. Bunlardan ilki Thebai Kralı Laios’un Kraliçe İokaste’den bir oğlu olacağı ve büyüyünce kendi babasını öldüreceği kehanetidir. İkincisi ise Oidipus’un babasını öldürüp annesiyle evleneceğine dair kehanettir. Laios, İokaste ve Oedipus kehanetlerin gerçekleşmesini engellemek için çalışırlar, ancak kehanetleri engelleme çabaları aslında kehanetlerin gerçekleşmesini sağlar.
Bu da oyunun merkezinde yer alan bir soruyu gündeme getirir: Oidipus’un bu konuda herhangi bir seçeneği var mıdır? Aslında tam da bunları yapmaktan kaçınmaya çalışırken farkında olmadan babasını öldürür ve annesiyle evlenir. Özgür iradesi -kendi yolunu seçme yeteneği- var mıdır, yoksa hayattaki her şey önceden belirlenmiş midir?
Bu atölyede, tiyatro tarihinin önemli metinlerinden Oedipus’tan yola çıkılarak Oedipus’un özgür irade ve kader çatışmasından dolayı içine düştüğü trajik döngünün odakta olduğu bir süreçsel drama çalışması gerçekleştirilecektir. Bu kapsamda, karakterler, eylemleri ve aralarındaki ilişkiler yoluyla metnin iletisi tartışılacak, olayların Oedipus için farklı biçimde gelişip gelişemeyeceği olasılığı doğaçlamalarla sorgulanacaktır. Bu yolla, kültüre yönelik yatkınlıklarımızın, gündelik yaşamda olayları ele alış biçimimizin, etik ilkelerimiz ve ahlaki değer yargılarımızın incelenmesi amaçlanmaktadır.

